Modi, Trump’ın tetikçiliğine soyundu


0
1 share

sosyal politik +  Hindistan’ın tartışmalı sınır bölgelerinde askeri çatışmalara girmesi Asya’da tansiyonu yükseltiyor. Hindistan-Çin askerleri arasındaki çatışmada yaklaşık 20 Hintli askerin öldüğü belirtilirken, Hindistan’ın haritayı yeniden çizme arzusu Pakistan, Nepal ve Çin’e yönelik saldırganlığının artmasına sebep oluyor.

Bharatiya Janata Partisi (BJP) lideri Narendra Modi yönetimindeki Hindistan, başta Pakistan olmak üzere Nepal ve Çin’le son zamanlarda sınır bölgelerinde askeri çatışmaya varan büyük gerginlikler yaşıyor.

İlk olarak özerk Camnu Keşmir’de hak ihlali yapan ve burada yaşayan Müslümanların vatandaşlık haklarını elinden alan Modi’ye uluslararası bir karşılık verilmemesi küstahlığını artırdı. Modi yönetimindeki Hindistan Nepal’e ait olan sınır bölgesine yol inşa ederek fiili bir işgali dünyaya kabul ettirmeye çalışırken, Çin’le de tansiyonu yükseltmekten geri kalmadı.

Geçen ay Sıkkim sınır bölgesinde Çin’le çatışan Modi’nin Hindistan’ı, bu kez federal olarak yönetilen  Ladakh bölgesinde Çin’in kontrolündeki Aksai Chin’de çatışmaya girdi ve 20 askerini kaybetti. Neredeyse 45 yıldır tek bir merminin bile atılmadığı sınır bölgesinde tansiyonun yükselmesi tamamen Modi’nin hak iddiasından ve sınırları genişletme hevesinden kaynaklanıyor.  Hindistan, Jamnu Keşmir’de özerkliğe son verme kararının ardından bölgenin haritasını yeniden çizdi.

Hindistan’ın Keşmir’i tekrar ele geçirme arzusunun altında Çin ile Pakistan arasında stratejik bir yol olan Karakoram Karayolunun krontrol edilmesi yatıyor.  Çin’in önemli bir müttefiki olan Pakistan ile olan irtibatını bu yol sağlıyor.  Sözkonusu  yolun hayata geçirilmesi için yaklaşık 60 milyar dolarlık bir yatırım yapan Çin, Pakistan’ın güney limanına uzanan bu yol sayesinde Arap Denizi’ne ticari anlamda ulaşma imkanına sahip.

Şu sıralar covid-19 virüsü nedeniyle bütün dünyanın hışmını üzerine çeken Cin’in bu kadar sıkıştırılmasının altında çöküşe geçen ABD ekonomisi ve Trump’ın merkantalist yaklaşımları yatıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, iktidarı boyunca, ekonomik olarak ABD’nin bileğini büken hangi ülke varsa savaş açtı.  Alman otomobil üreticisi VW’nin, ABD’de yarım milyon aracı “yasadışı bir teknik kullandığı için”  geri çağırması sağlandı ve gerek ABD’de gerekse Almanya’da milyonlarca avro para cezasına çarptırıldı. Almanya Amerika’nın bu saldırganlığı karşısında sesini daha çıkaramadı.

Latin Amerika ülkesi Venezuella’da Devlet Başkanı Maduro’yu devirmek için ulusal Meclis Başkanı Guaido’yu destekledi. Türkiye ve birkaç ülkenin dışında bölge ülkeleri başta olmak üzere avrupa ülkeleri ABD’nin yanında yer almak zorunda kaldı ve darbeci Guaido’yu Venezuela’nın yeni başkanı olarak tanıdılar. Ancak Guaido başarılı olamadı. Guaido’nun beceremediğini, ABD eski askerleri ile yapmak istedi ancak coniler Maduro’nun askerlerince enselendiler. Maduro’nun yardımına ise ABD’nin ambargosu altında milyarlarca dolar zarar eden İran koştu ve 5 tanker yakıt ulaştırdı.

İran’a yıllardır ekonomik ambargo uygulayan ABD, aynı zamanda bu ülke ile iş yapan kişi ve şirketlerin yanısıra ülkeleri daha kara listeye aldı.

Çin’in teknoloji devi Huawei’yi hizaya getirmek için önce ‘teknolojik’ baskı uygulayan ABD, daha sonra ekonomik ve siyasi yaptırımlar uygulama yoluna gitti ve Huawei’nin sahibi Ren Zhengfei’nin kızı ve şirketin CFO’su Meng’in ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını delmek suçlamasıyla 1 Aralık’ta Vancouver kentinde tutuklanmasını sağladı.

Koronavirüs salgını sonrasında her fırsatta Dünya Sağlık Örgütü ve Çin’i suçlayan Trump, hayatını kaybedenler için tazminat ve ekonomik kayıpların telafisinin Çin tarafından karşılanmasını istedi. İstihbarat kurumu CIA’e  ticari kayıpların giderilebilmesi için Çin’in aleyhine deliller “toplanmasını” istedi.

Diğer taraftan Malezya açıklarında (Çin Denizi)  ‘petrol arayan’ gemilerin Çin tarafından “tehdit edilmemesi” için bölgeye donanma gönderen Trump, Hong Kong’un tamamen Çin’in bir parçası olmasını sağlayacak idari kararların hayata geçmemesi için de baskı yapıyor.

Çin, askeri anlamda ABD’nin yutabileceği kolay bir lokma değil elbette. ABD’nin niyeti Çin’le böyle bir çatışmaya da girmek değil zaten. Asıl istediği Çin’in ekonomik sahada dizginlenebilmesi. Trump, Çin’den istediği rüşveti alamadığı için fena halde kızgın ve bunu sağlamak için kontrol edilebilir bölgesel çatışmaları da desteklemekten geri kalmayacaktır.

Modi’nin küstahlığının kaynağı da işte burada yatıyor. Çin’in Pakistan üzerindeki stratejik yolun derinliği ABD’yi fena halde rahatsız ediyor ve bu bölgenin haritasının değişmesi bu açıdan önemli. Modi tartışmalı sınır alanları Hindistan’ın hakimiyetine alma hevesindeyken,  ABD de sıkı müttefikleri olan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır gibi ülkelere Çin’in rahatça erişmesinin önüne geçmek istiyor. Bunun için birkaç bin Hint ve Çin askerinin ölmesinin ABD için pek bir anlamı yok.

Kasım’da ABD’deki başkanlık yarışından zaferle çıkması beklenen Trump’ın açgözlülüğü yine bütün dünyayı uğraştıracak gibi görünüyor.


Like it? Share with your friends!

0
1 share

What's Your Reaction?

Karışık Karışık
0
Karışık
Başarısız Başarısız
0
Başarısız
Haha Haha
0
Haha
Geek Geek
0
Geek
Iyy Iyy
0
Iyy
lol lol
0
lol
Aşk Aşk
0
Aşk
omg omg
0
omg
win win
0
win

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.